İKİ HUKUK ZAFERİ

 

Sevgili dostlar

İki gün arayla Aleviliğin iki büyük hukukî zaferi var.

Bir taraftan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Cem Vakfı'nın başvurusu doğrultusunda Türkiye'de cemevlerinin statüsüyle ilgili aldığı kararı açıkladı.

Kararda Cem Vakfı Yenibosna Merkezinde, Alevi inancının uygulamalarının temel bir parçası olan, (ayin, seremoni ve ritüel uygulamalar serisi olan) cem salonunun bulunduğu ve cenaze hizmetleri verilmekte olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle cemevlerinin, diğer ibadethaneler gibi, dini ibadet için kullanılan yerler olduğuna ve davacı vakfın durumunun diğer dini topluluklara benzer olduğuna karar vermiştir.

Mahkeme ayrıca cemevinde yürütülen faaliyetlerin kar amaçlı nitelikte olmadığını da tespit etmiş; Türk hukukunun elektrik faturalarının ödenmemesi muafiyetini tanınmış olan ibadethanelere getirmekte olduğunu ve, cemevlerini bu muafiyet dışında tutarak, din üzerinden farklı bir uygulama yapılmakta olduğunu da tespit etmiştir.

Bu sebepten Alevilere ayrımcılık yapıldığına, cemevlerinden elektrik ücreti alınmamasına ve alınan ücretin geri ödenmesine karar verdi. Bugün öğle vakti kararın tümü de ingilizce ve fransızca yayınlandı. Gerekceler okununca bundan böyle Türkiye’de tüm dini ve kültürel hayatın bu kararın ışığında yorumlanmak zorunda kalacağı görünüyor: zira mahkeme acıkca cemevlerini ibadethane olarak görüyor. Yani buradan hareketle halen AİHMde yakında karar çıkması beklenen 3cü dava cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilme olanağı çok yüksek.

Ama Davutoğlu, “ ... AİHM kararı çıktı devlet bunu uygulamak zorunda gibi bir yaklaşım da pek doğru değil. Bir devlet o kararı uygulamak istemezse çeşitli oyalama taktiklerini devreye sokabilir.” dedi. Mücadele daha bitmedi.

İkinci önemli karar Yargıtaydan çıktı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tüzüğündeki ''cemevlerini ibadet yeri olarak'' nitelendiren ifadeler nedeniyle Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği hakkında kapatma davası açmıştı. Cumhuriyet savcısı Ali Özdemir, esas hakkındaki görüşünde, ''Alevilik bir din değildir. Cemevi de bir ibadethane değildir, toplantının adıdır'' demişti. Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi ise davayı, ''Cemevleri yüzyıllardır Alevilerin ibadet yeri olarak toplumca bilinmiş ve kabul görmüştür. Derneğin tüzüğünde yazılı bulunan 'Cemevleri ibadethanedir' hükmü Anayasa'nın 2. maddesine aykırılık taşımadığı gibi kanunlarla da yasaklanmamıştır'' gerekçesiyle reddetmişti.

Yargıtay da kararında bu görüşte: «Cemevi yaptırmaya yönelik dernek kurmak, Anayasamızın 2. maddesiyle hukuka ve ahlaka aykırı bir husus bulunmadığından, Anayasa'ya aykırı değildir.» dedi.

Aleviliğin İslam dışı olduğunu toplantılarda bağıra bağıra şamata yapıp hiçbir alevi davasının arkasında olmayanları hala tutanlar bir defa daha düşünsünler. Aleviliğin geleceği ve haklarının tanınması onlar sayesinde olmayacak....

Hz. Ali sevgisi bizim için bir kalkandır. Mücadelemize bu güçle israrla devam ediyoruz. Başarı sonunda bizimdir.....

Selam ve sevgilerimizle

 

Dernière Actualités